Kars...
Anadolu'nun doğusunda bir sınır şehri.
Ama bazen öyle şehirler vardır ki, haritadaki yerinden çok daha büyük anlam taşır.
Kars da onlardan biri.
Geçtiğimiz günlerde Kars'ta dikkat çekici bir buluşma gerçekleşti.
Türkiye'den...
Azerbaycan'dan...
Gürcistan'dan...
İran'dan...
Karapapak Türkleri aynı çatı altında bir araya geldi.
Sadece bir çalıştay değildi.
Sadece bir ozanlar şöleni de değildi.
Aslında geçmişle gelecek arasında kurulan bir köprüydü.
***
Modern çağın en büyük problemi nedir?
Teknoloji mi?
Ekonomi mi?
Hayır.
Asıl mesele hafızayı koruyabilmek.
Kültürünü unutan toplumların geleceğe güçlü yürümesi kolay değildir.
Bugün çocuklarımızın elinde telefon var.
Bilgiye ulaşmak kolay.
Ama dedelerinin türküsünü bilen kaç genç var?
Ninesinin anlattığı hikâyeyi hatırlayan kaç çocuk kaldı?
İşte Kars'taki buluşmanın asıl değeri burada ortaya çıkıyor.
***
Çalıştay boyunca tarih konuşuldu.
Edebiyat konuşuldu.
Dil konuşuldu.
Türküler söylendi.
Sazlar çalındı.
Âşık Alesker anıldı.
Âşık Şenlik yad edildi.
Çıldır'da kabri ziyaret edildi.
Dua edildi.
Bunlar sadece sembolik hareketler değildir.
Milletlerin hafızası bazen bir mezar taşında...
Bazen bir türküde...
Bazen de yaşlı bir ozanın dilinde yaşamaya devam eder.
***
En dikkat çekici mesajlardan biri kültürün gelecek nesillere aktarılmasıydı.
Gerçekten de bugün dünyanın her yerinde aynı sorun yaşanıyor.
Dijital dünya büyüyor.
Sınırlar kalkıyor.
Ancak yerel kültürler aynı hızla küçülüyor.
İnsanlar birbirine benzemeye başlıyor.
Oysa medeniyetleri güçlü yapan şey farklılıklarını koruyabilmeleridir.
***
Çalıştayda tanıtılan eserlerin yalnızca Türkçe değil; Azerbaycan Türkçesi, Farsça ve Gürcüce yayımlanması da önemliydi.
Bu tercih, kültürün sadece anlatılmasını değil, yaşadığı coğrafyalarda yeniden okunmasını hedefliyor.
Kitapların binlerce nüsha basılarak farklı ülkelere ulaştırılması da bu anlayışın somut bir göstergesi.
***
Karapapak Türkleri...
Kafkasya'nın köklü hafızasını taşıyan topluluklardan biri.
Bugün farklı ülkelerde yaşıyor olabilirler.
Ama ortak tarihleri, ortak dili, ortak ezgileri ve ortak hatıraları onları birbirine bağlıyor.
Kars'taki buluşma da işte bu ortak hafızayı yeniden görünür kıldı.
***
Bazen büyük toplantılar...
Yüksek protokoller...
Uzun bildiriler...
Beklenen etkiyi oluşturamaz.
Ama bir ozanın sazından yükselen türkü...
Bir dedenin anlattığı hatıra...
Bir çocuğun eline verilen kitap...
Yıllarca yaşayacak iz bırakabilir.
Sanırım Kars'ta yaşanan da tam olarak buydu.
Kültürün, siyasetin gürültüsünden uzak ama geleceğe çok daha kalıcı bir ses verdiği bir buluşma...