Sağlık Bakanı Recep Akdağ, son günlerde sıkça dile getirilen iki dilli yaşam söyleminin iyi niyetle bağdaştırılacak bir durum olmadığını belirterek, "İki dillilik olsun diyenler yarın üç, dört, beş dillilik istenirse ne yapacak? Bu devletin resmi dili Türkçe'dir" dedi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise, ajansları bölücülük unsuru olarak görenlerin yapılanlara bakması gerektiğini kaydetti.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nın (KUDAKA) hizmet binasının açılışı sonrası Atatürk Üniversitesi Kültür Sitesi'ndeki '2010 Yılı Mali Destek Programları Başarılı Projelerin Açıklanması' törenine katıldı. Törene AK Parti Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt, KUDAKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Erzincan Valisi Adbulkadir Demir, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Kemal Madenoğlu, Atatürk Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Hikmet Koçak, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan, proje başvurusunda bulunanlar ve çok sayıda davetli katıldı.
Türkiye'de son zamanlarda iki dillik ve özerklik tartışmasının ortaya çıkarıldığını belirten Sağlık Bakanı Akdağ, bu tür tartışmalarla zaman kaybedildiğini söyledi. Bu tür tartışmaların Türkiye'nin kalkınma hamlesini geriye düşürmemesi gerektiğini ifade eden Akdağ, "Bu ülkede birbirimizin kardeşi olarak yaşıyoruz. Kimse birbirinin etnik kökenine, nasıl
yaşadığına bakmamalıdır. Çok kültürlü ve çok inançlı toplum olarak meydana geldik. Bunu ayrıştıracak taleplerin içine girmek çok yanlış. Bireylerin özgürlüğünün artması, demokrasinin güçlenmesi, kişinin kendi kimliğini özgürce ifade etmesi için gayret gösteriyoruz. Ama iki dillilik olsun diyenler şunu niye düşünmüyor. Yarın üç, dört, beş dillik istenirse ne olacak? Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir. Türkiye'de çocuklar resmi dilli eğitim görmelidir. Bu onların geleceği için de çok önemlidir. Hükümet olarak ana dili Kürtçe olanların dillerini öğrenmesi ve yaşamasının karşısında değiliz. Bütün politikalarımız da bu yönde olmuştur. Devletin televizyonu Kürtçe yayın yapıyor ama iki dilli bir yaşam istenirse bu üç, dört, beş dilli yaşamı getirir. Bunun etnik kökeni Kürt olana ne yararı olacak" diye konuştu.
Federasyon tartışmalarının da dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Bakan Akdağ, "Türkiye, üniter devlet olarak kardeşçe yaşanan ülke durumundadır. Bazen dünyada şu kadar federe devlet var diyorlar. Bunların devlet haline geliş haline bakmak lazım. Sonradan federe devlet olan devlet yok. İyi bakılırsa bir sürü devletçiğin devlet olmak için birlik oluşturduğu görülür. Güzel bir vatan toprağında, altında gölgelenebildiğimiz bir bayrağımız var. Ortak bir tarih yaşadık, ortak bir kalkınma hamlesi
içindeyiz. İlerlemenin en güçlü olduğu döneminde bu tartışmaları ortaya atmak gerçekten iyi niyetle bağdaştırılacak bir durum değildir. Biz kalkınma ajanslarının yaptığı işleri tartışmalıyız. Bu milletin evladına iş, aş, kalkınma ve refah lazım. Bu tür tartışmalar Türkiye'ye zaman kaybettirir" diye konuştu.
Muhalefet çevrelerinin son günlerde sıkça dile getirdiği yolsuzluk iddialarına da değinen Akdağ, "Belli muhalefet çevreleri yapılan işlere bir şey diyemedikleri için bir yolsuzluk teranesi tutturmuş, gidiyorlar. Ne diyecekler? Sansa Deresi'ne yapılan duble yol yanlış mı diyecekler. Ya da Doğu'nun her il ve ilçesine yapılan hastaneler yanlış oldu, yapmayın mı diyecekler. Çok açık bir şey var. Eğer bu hükümetler yolsuzluk yapsaydı Türkiye duble yollarla donatılmazdı. Türkiye'de AK Parti hükümetlerinden
önce yapılmış bütün yatak kapasitesi 10 binden azken, 8 yılda bu rakamı 30 bine çıkardık. Yolsuzluk yapan hükümet bunları nasıl yapacakmış? Bunlar gibi daha onlarca büyük çalışmaya hükümet olarak imza attık. Yolsuzluk yapan bir hükümet, bu kadar eseri ortaya çıkarabilir mi? Bu teraneleri bir tarafa bırakmak lazım. Enerjimizi boşa harcamaya çalışanlar, emellerinden vazgeçsinler. Karalama siyasetinden artık vazgeçsinler" şeklinde konuştu.
Yedi bölge olan Türkiye'de 26 kalkınma ajansı kurulmasını bölücülüğü prim vermek olarak değerlendirenler olduğunu ifade eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise, "Bunu bile iddia edenler oldu. Memleket ve millet için bir şeyler üretenlere sürekli olumsuz pencereden baktılar. Halbuki birkaç vilayeti bir araya getirerek küçük guruplar oluşturmak daha verimli sonuçları da beraberinde getiriyor. Üç değil de 8 vilayet olsa bunu yönetmek, projeleri sonuçlandırmak, verimliliği ve sinerjiyi sağlamak daha zor"
dedi.
AK Parti hükümetleri döneminde hangi alana bakarsanız bakın bir başarı öyküsü olduğunun rahatlıkla görülebildiğini vurgulayan Yıldırım, "Çünkü millet güvene ve istikrara susamış. Koalisyon ve zayıf hükümetlerin ağırlıkta olduğu 15 yıllık dönemde ülkenin kaynakları erimiş, tükenmiş. Bu dönemde doğru dürüst bir iş yapılmamış. AK Parti döneminde devlet özel sektör ve sivil toplum kuruluşları hep beraber hareket etmeye başladı. Türkiye aylık programlar yaparken, artık 3 yıllık bütçeler yapıyor. Türkiye
istikrarın, güvenin tadına vardı. Vatandaş, istikrar ve güvenin ülke için ne anlama geldiğini şu son 8 senede çok iyi öğrendi. Onun için bütün ekonomi otoriteleri gelişmiş, ülkeler küresel krizin tahribatıyla mücadele ederken Türkiye, burada çok iyi bir performans gösterdi ve en az hasarla bu krizi atlattı. Artık o ülkeler bizi önek alıyor. Bunların arkasında 72 milyonun duası ve desteği var. Başarının arkasındaki gerçek budur. Bu da sorumluluğumuzu artırıyor. Yıllar geçtikçe yorulmak, usanmak yerine gündüz
demeden Başbakan Erdoğan liderliğinde, insanlarımızın aydınlık yarınları için çalışıyor, üretiyoruz" diye konuştu.
İki yıl önce kurulan KUDAKA'nın önemli çalışmalara imza attığını söyleyen Genel Sekreter Rıfat Atlan da, Mali Destek Programı'na 285 proje başvuru olmasının rekor olduğunu kaydetti. Doğu Anadolu'nun potansiyelini tanıtmak için geçtiğimiz Haziran'da yabancı işadamlarını ağırladıklarını dile getiren Altan, "Kalkınma ajansları para dağıtan kurumlar değildir. Para kadar önemli olan soyut faktörlerin geliştirilmesi gerekir. Son proje teklifleriyle birlikte bu güne kadar bölgede 28 milyon liralık yatırım
tetiklenmiş olacaktır. Dört destek çeşidini uygulan tek ajans KUDAKA'dır" dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, KUDAKA'nın açtığı Mali Destek Projesi'ne yapılan başvuru sonrası onaylanan 79 proje hakkında bilginin verildiği törenin son bölümünde Erzurum, Erzincan ve Bayburt'tan hazırladıkları projelerle en fazla maddi desteği almaya hak kazanan yatırımcılara sertifikalarını verdi.